Şantaj Suçu Yargıtay Kararı | Antalya Ceza Avukatı | Avukat Alperen Erol
Şantaj Suçu Yargıtay Kararı

Şantaj Suçu Yargıtay Kararı

  • 410
  • 27 Aralık 2021, Pazartesi

4. Ceza Dairesi         2016/14964 E.  ,  2020/11357 K.

 

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

 

Şantaj Suçu Yargıtay Kararı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan hüküm yönünden; tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 08/07/2007 tarih, 2007/521 Esas, 2007/883 Karar sayılı ilamına konu TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığı, uyaptan yapılan kontrolde uyarlama yargılaması yapılarak uzlaşmanın gerçekleşmesi üzerine düşme kararı verildiği ve bu sebeple tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla; sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanık ... hakkında şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Sanığın sabıkasında görülen ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması, CMK’nın 231/8. maddesine 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesi eklenmiş ise de, suç tarihinde anılan düzenlemenin yürürlükte olmaması nedeniyle engel oluşturmaması karşısında; sanık hakkında "sanığın adli sicil kaydında her ne kadar kasten işlenebilir bir suçtan dolayı kurulmuş mahkumiyet kararına ilişkin sabıkası bulunmadığı anlaşılmakta ise de; 6545 sayılı Yasanın 72. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesindeki "denetim süresi içerisindeki kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasına karar verilemez" biçimindeki yasal düzenleme karşısında sanığın incelenen adli sicil kaydında Antalya Kale Sulh Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2013 tarih, 2013/122 Esas ve 2013/181 Karar sayılı CMK 231. maddesi uyarınca kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verildiği bu suretle sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde mahkememizde kamu davası görülen ve kasten işlenebilir nitelikteki suçu işlemiş olduğu anlaşılmakla; usul hükümlerindeki derhal uygulama ilkesi gereğince anılan yasal düzenlemenin sanık lehine uygulama imkanı bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı sanıklar ... ve ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

TCK Madde 107 - Şantaj Suçu Ve Cezası Nedir?